Süt Konseyi’nin yeni yönetimi seçimin üzerinden 3 ay geçmeden Türkiye tarihinin en büyük sosyal sorumluluk projelerinden birine imza atmaya hazırlanıyor. Konsey, kamuyla ortaklaşa yürüteceği projede 5 ay boyunca 1 milyon dar gelirli öğrenciye yaklaşık 50 milyon kutu süt dağıtacak. Ulusal Süt Konseyi Başkanı Ethem Sancak çalışmaların sürdüğünü belirterek projeyle dar gelirli çocukların dengeli beslenme ve süt içme alışkanlığı kazanmalarına yardımcı olacaklarını söyledi. Süt Konseyi’nin stratejilerin belirleneceği arama konferansı önceki gün İstanbul’da başladı. İki gün sürecek konferansın açılışını Tarım Bakanı Mehdi Eker yaptı.
SAĞLIKLI BESLENME ATAĞI
Eker konuşmasında, yoksul öğrencilerin süt içmesini sağlamak için okul sütü projesi üzerinde çalıştıklarını söyledi. Gıda yardım paketlerine sütün dahil edildiğini hatırlatan Eker “Şimdi okul sütü projesi üzerinde çalışıyoruz, görüşmelerimiz devam ediyor. Bizim çocukluğumuzda okullarda süt tozundan yapılan süt verilirdi. Bunu Türkiye’de yine belirli kesimlere dönük olarak, sağlıklı beslenme projesi ile birleştirilmesi konusunda Sağlık ve Milli Eğitim Bakanlığı ile birlikte çalışıyoruz. Özellikle obezite bu toplumda giderek etkisi hissedilen bir problem haline geldi. Kentleşme oranı arttıkça bununla daha çok yüz yüze geliyoruz. Özellikle yoksul bölgelerde bunun mutlaka kamu eliyle yapılması gerekir. Burada Süt Konseyi’nden de yardım ve destek istiyorum. Tüketilecek olan süt, onların ürettiği süttür. Yeni bir açılım olur. Süt üretimi ve tüketimini de artırır” dedi. Ulusal Süt Konseyi Başkanı Ethem Sancak da kampanyanın okul çağındaki 1 milyon çocuğa 5 ay süreyle yapılacağını söyledi. Sancak “50 milyon kutu süt öğrencilerimizin sağlıklı gelişimine katkıda bulunmak için dağıtılacak” dedi.
SÜTÜMÜZ AK DEĞİLDİ
Tarım Kanunu’nun Türkiye’nin önemli bir kusurunu da giderdiğini söyleyen Sancak “Ürün konseyleri kurulması kararıyla Ulusal Süt Konseyi kuruldu. Ulusal Süt Konseyi insanın olmazsa olmaz yapı taşını güvenceye aldı. Bugüne kadar ileri toplum inşaa etmek isteyen toplumumuz yakın zamana kadar maalesef bu gerekli yapı taşına gereken önemi vermiyordu. Diğer deyimle sütümüz ak değildi” dedi. Sütün ileri toplumlarca demokrasinin inşasında temel öğelerden biri olarak algılandığını söyleyen Sancak “AB üyesi olma çabası esnasında işkenceyi tarihe gömdük. Kopenhag kriterlerine geçtik. Önemli bir şey daha var. Tarımı inşa edemezsek kent toplumunu her alanda kuramazsak, özetle sütümüzü aklayamazsak katılımımız hayal olur” dedi.
Süt üretiminde yüzde 50’lik artış sağladık
Türkiye’de 2008 yılı rakamlarıyla 11 milyon civarında sığır, 6 milyon keçi, 24 milyon da koyun varlığı bulunduğunu bildiren Tarım Bakanı Eker, bu rakamların 6 yıl öncesine göre sığırlarda bir miktar arttığını, keçi ve koyunda ise azaldığını söyledi. Türkiye’de geçen yıl itibariyle 12.3 milyon ton süt üretimi bulunduğunu belirten Eker “Bu, hükümeti devraldığımızda 8.4 milyon ton idi. Hayvan sayısında önemli bir artış yok hatta azalma var. Ama süt miktarında yüzde 50’lik artış var” dedi. Eker, toplam tarım destekleri içinde yüzde 4 civarında olan hayvancılık desteklerini yüzde 24’e çıkardıklarını anlattı. Destekleme politikalarında hayvancılığın kendileri için önemli bir yer tuttuğunun altını çizen Eker “Eskiden tarım diğer sektörlerin üvey evladı, hayvancılık da tarımın üvey evladıydı. Şimdi bu desteklerden yüzde 24 pay alır hale geldi. Bu önemli bir adım” diye konuştu.
Özel sektör yatırım için baraj ve sulama inşaatının bitmesini bekliyor
Arama Konferansı’nda Doğu ve Güneydoğu illerinde yapılan yatırımlarla ilgili olarak da bilgi veren Tarım Bakanı Mehmet Mehdi Eker, sulu tarıma açılan arazilerin 1 milyon hektarı aştığını söyledi. Bunun 300 bin hektarının Diyarbakır, 36 bin hektarının Batman, 99 bin hektarının Adıyaman’da ve gerisinin de Mardin ile Urfa’da olduğunu belirten Eker “Tarım ve hayvancılıkla ilgili 17 bin baş da hayvan dağıtıldı. Bunun yarattığı istihdam da var” dedi. Ethem Sancak da sulama kanallarının yapılmadan özel sektörün bölgede yatırım yapamayacağını belirterek “Sulama altyapısı yapıldıktan sonra biz bu yatırımlara hız vereceğiz” dedi.
Biz proleterya adına devrim yaptırıyoruz
Tarım Bakanı Mehmet Mehdi Eker, tarımda çalışanların nüfusa oranının 2002’de yüzde 35 iken 2009’da yüzde 23.7’ye indiğini belirterek “Çiftçiyle köylüyü aynı kabul ediyoruz. Biz proleterya adına devrim yaptırıyoruz. Dünyanın başka bir ülkesinde böyle bir değişim olsa ciddi sosyal patlamalar olurdu. Türkiye’de bu geçiş sessiz sedasız oldu. Sosyal devlet bunun sonucunu koruyan mekanizmadır. Çiftçi sayısı 7.5 milyondan 5 milyona düştü. Arazide büyüme yok, hayvan sayısında artış yok ama üretimde yüzde 100’ün üzerinde artış var. Bu demektir ki verimlilik artıyor” diye konuştu. Tarımsal üretimin 22 milyar dolardan, 52.5 milyar dolara çıktığını belirten Eker “Eskiden IMF’nin istediği doğrultuda destek kaldırılmıştı. Yani 1.8 milyar TL desteğin 1.5 milyarı doğrudan gelir desteği idi. Yani ‘siz üretiminizi arttırmayın, biz arttırırız, siz arttırırsanız ticaret mekanizmaları bozarsınız’ diyorlardı” dedi.
| < Önceki | Sonraki > |
|---|





