Gıda Bilimi

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır

Organik tarımcılar GDO'ya karşı eylemlerde de aktif olacak

e-Posta Yazdır PDF

 Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği (ETO), başta genetiği değiştirilmiş organizmalar (GDO) olmak üzere çevre ile ilgili her türlü konuda aktif bir eylem planı içerisinde olacak.

Şubat ayında seçilen derneğin yeni yönetim kurulu, hem 3 yıllık eylem planlarını anlatmak hem de organik tarım sektörünü değerlendirmek üzere Bornova Çiçekli köyünde organik kahvaltılı basın toplantısı düzenledi.

Geçtiğimiz yıllarda GDO ile ilgili düzenlenen toplantılara ETO'nun sadece konuşmacı olarak katıldığını hatırlatan ETO Yönetim Kurulu Başkanı Atila Ertem, "Bundan sonra çağrılan düğünde oynayıcı değil, düğünü organize eden olmak istiyoruz. Her türlü çevreci konularda aktif bir eylem planı içerisinde olacağız" dedi. Ertem, şu anki konumlarından memnun olduklarını ancak belli büyüklüğe kavuştuklarında Organik Tarım İhracatçıları Birliği adı altında bir birlik kurabileceklerini belirterek, "Bu, sektörü bölmek değil enerji çoğaltmak anlamını taşır" dedi.

"Bölünmüş arazi yapısı avantaja dönüştürülebilir"

ETO Ticari İlişkiler Komite Başkanı Mehmet Ali Işık ise alternatif olarak değerlendirilen organik tarımın dünyada 25 milyar dolarlık ciroya ulaştığını dile getirdi. Dünyanın bir numaralı organik tarım üreticisi Almanya'da ekolojik tarımın tarım sektörü içinde yüzde 10, Avustralya'nın yüzde 15 hedef koyduğunu hatırlatan Işık, "Türkiye'de ise binde 7 olan organik tarım üretiminin 2015 yılında yüzde 3'e çıkması hedefleniyor. Şu anda 100 milyon dolar olan organik tarım ihracatımızı da 10 yıl içerisinde 1 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz" diye konuştu.

Işık, organik ürün ile naturel ürünün tüketiciler tarafından birbirine karıştırıldığına işaret etti. Organik ürünlerin izlenebilir ürünler olduğunu vurgulayan Işık, naturel ürünlerin ise izlenebilirliği olmayan ve doğadan toplanan ürünler olduğunu ifade etti. Bunun tüketici bilinciyle ilgili bir olay olduğunu vurgulayan Işık, "Bakanlık 2004 yılında çıkan Organik Tarım Kanunu ile ilgili çok ağır yaptırımlar getirdi. Aynı ambalaj ve aynı etiket yapısıyla tüketiciyi aldatıcı ürünlerde, ürün başına 15 bin YTL gibi ağır para cezaları var. Bu konuda polisiye tedbirler yerine tüketici bilinci çok önemli" dedi. Işık, ayrıca Türkiye'nin bölünmüş arazi yapısının da organik tarımda avantaja dönüştürülebileceğini ifade etti.

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Üye Girişi

Translate


Son Tartışmalar

Daha Fazla Başlık »

Forum İstatislikleri

  • Total Users: 7373
  • Latest Member: prohormones
  • Total Posts: 5477
  • Total Topics: 2801
  • Total Sections: 58
  • Total Categories: 11
  • Today Open: 2
  • Yesterday Open: 0
  • Today Answer: 0
  • Yesterday Answer: 0