Antalya'da düzenlenen 6. Metabolik Sendrom Sempozyumu'nda uzmanlar, Türkiye'de metabolik sendrom, obezite ve diyabet ile ilgili çarpıcı veriler ortaya koydu.
Türkiye'de her 3 kişiden birinde metabolik sendrom görülüyor. Bu sendromdan en çok etkilenen grubu, masa başında oturan, beslenmesi düzensiz, yoğun stres altında çalışan kişiler oluşturuyor. Günümüzde pek bilinmeyen bir hastalık olan metabolik sendromun en önemli belirtileri; bel çevresinin fazlalığı, trigliserid düzeyinin yüksekliği, kötü huylu (LDL) kolesterol düzeyinin yüksekliği, kan basıncının yüksekliği ve kan şekerinin olması gereken rakamların üzerinde bulunması.Metabolik Sendrom Derneği Başkanı Prof. Dr. Aytekin Oğuz'a göre sağlıksız bir hayat tarzını seçmemizin artık toplumca bedelini ödüyoruz. Oğuz, Türkiye'de temel sorunlardan birinin insanlarımızın egzersizi etkili ve yeterli bir şekilde yapamamaları olduğunu kaydediyor.
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı'ndan Doç. Dr. Meral Kayıkçıoğlu ise diyabetin sanıldığı gibi basit bir hastalık olmadığını, çünkü sadece vücuttaki şeker düzeyini değil tüm vasküler sistemi etkileyen bir hastalık olduğuna dikkat çekiyor: 'Diyabeti ne kadar erken tespit edebilirsek kalp ve damar sistemi üzerindeki olumsuz etkilerinden hastalarımızı o kadar iyi koruyabiliriz.' diyor.
Metabolik Sendrom Derneği Bilimsel Düzenleme Kurulu Üyesi Doç. Dr. Ahmet Temizhan, 'Geçmişinde hiçbir şekilde diyabetten haberdar olmayan hastalar, çoğunlukla kalp krizi ile geliyorlar. Bizim hastalarla ilgili, kalp krizini tespit ettikten sonra ilk sorduğumuz şey 'Şeker hastalığın var mı?' diye oluyor. Görünürde şeker hastalığı olmasa da kalp hastalığını şeker hastalığı ile eşdeğer tutuyoruz ve benzer şekilde tedavi ediyoruz.' diyor.
Türkiye'de her 3 kişiden birinde metabolik sendrom görülüyor. Bu sendromdan en çok etkilenen grubu, masa başında oturan, beslenmesi düzensiz, yoğun stres altında çalışan kişiler oluşturuyor. Günümüzde pek bilinmeyen bir hastalık olan metabolik sendromun en önemli belirtileri; bel çevresinin fazlalığı, trigliserid düzeyinin yüksekliği, kötü huylu (LDL) kolesterol düzeyinin yüksekliği, kan basıncının yüksekliği ve kan şekerinin olması gereken rakamların üzerinde bulunması.Metabolik Sendrom Derneği Başkanı Prof. Dr. Aytekin Oğuz'a göre sağlıksız bir hayat tarzını seçmemizin artık toplumca bedelini ödüyoruz. Oğuz, Türkiye'de temel sorunlardan birinin insanlarımızın egzersizi etkili ve yeterli bir şekilde yapamamaları olduğunu kaydediyor.
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı'ndan Doç. Dr. Meral Kayıkçıoğlu ise diyabetin sanıldığı gibi basit bir hastalık olmadığını, çünkü sadece vücuttaki şeker düzeyini değil tüm vasküler sistemi etkileyen bir hastalık olduğuna dikkat çekiyor: 'Diyabeti ne kadar erken tespit edebilirsek kalp ve damar sistemi üzerindeki olumsuz etkilerinden hastalarımızı o kadar iyi koruyabiliriz.' diyor.
Metabolik Sendrom Derneği Bilimsel Düzenleme Kurulu Üyesi Doç. Dr. Ahmet Temizhan, 'Geçmişinde hiçbir şekilde diyabetten haberdar olmayan hastalar, çoğunlukla kalp krizi ile geliyorlar. Bizim hastalarla ilgili, kalp krizini tespit ettikten sonra ilk sorduğumuz şey 'Şeker hastalığın var mı?' diye oluyor. Görünürde şeker hastalığı olmasa da kalp hastalığını şeker hastalığı ile eşdeğer tutuyoruz ve benzer şekilde tedavi ediyoruz.' diyor.
| < Önceki | Sonraki > |
|---|





