Julius Sezar, takvimdeki karışıklıkları çözmesi için Mısırlı astronomi bilgini Sosigenes'e emir verir.
Sosigenes de takvimin ilkelerini şöyle saptar:
Her yıl 365 gündür.
Her yıldan 6 saat artar.
Artan saatler 4 yılda bir, bir tam gün eder.
Dördüncü yıla bir gün olarak eklenir.
O yıl 366 gün olur.
366 gün 12 eşit parçaya bölünemediği için 6 ay 30 gün, diğer 6 ay 31 günden oluşur.
Peki, 365 gün çeken yıllarda aylara göre dağılım nasıl olmalı?
Yüce Sezar emir verir :
365 gün çeken yıllarda en son aydan bir gün düşülsün.
O zamanlar yılbaşı, Mart ayında.
Yani Şubat, yılın son ayı.
7 = September
8 = October
9 = November
10 =December da buradan geliyor.
Böylece Şubat ayı, 4 yılda bir 30 gün, diğer yıllarda 29 gün olmuş.
Yüce Sezar, bununla da yetinmeyip aylardan birine kendi ismini vermiş : JULIUS, yani JULY (Temmuz).
Sonradan imparator olan Augustus, Sezar'dan aşağı kalmamış ve sonraki aya kendi ismini vermiş : AUGUSTUS, yani AUGUST.
Ancak Julius Sezar'ın ayı 31 günken Augustus'un ayı 30 gün olur mu ?
O da emir vermiş :
Yılın son ayından 1 gün daha alın, benim ayımı da 31 gün yapın !
Zavallı Şubat'tan 1 gün daha alınmış ve Ağustos'a eklenmiş.
O gün bu gündür Şubat ayı, 4 yılda bir 29 gün, diğer yıllarda 28 gün, Sezar'ın ayı Temmuz ve Augustus'un ayı Ağustos da peş peşe 31 gün...